iltasyazilim
FD Üye
Din, Allah’ın, hem bütün kâinat üzerinde hem de bizzat kendimiz üzerinde yegâne hâkim güç olduğunu kabul edip O’na ruhi bağlarla bağlanmak demektir İnanma, insanın gururundan, nefsinden, iktidarının vehminden sıyrılmasıdır
Din, hak yolculuğunda tökezlemeden yürüme maksadına nail olabilmek için insandan nefsin, neslin, malın, dinin ve aklın korunmasını istemektedir
Nefsin, neslin ve malın korunması hayatın korunması demektir Hayata hürmet, İslâm ahlakının en önemli düsturlarından biridir Ama hayat, boş bir satıh üzerinde kaymak değildir İnsanın, kendi zevkini bulabilmesi için dünya ile oynaması değildir Hayat birçok güzel şeye başlamaktır, bilmektir, ümit etmektir, sevmektir, hayran olmaktır; insanlık hayrına değer üretmektir
Dinin korunması, insanın, yaratıcısına ait olmasının bir simgesidir Mutlak Kudret’e intisabı tescil eden damgadır Din duygusunu yitiren insan, nereye ait olduğu bilinmeyen markasız bir eşya konumundadır Bu anlamda Kur’ân’ın insana çağrısı kısaca şu şekilde özetlenebilir:
Hakkı kucaklayarak özünü dine ver, yüzünü O’na dön Allah’ın yaratışına ibretle bak Dikkat et, Allah’ın yaratışının bir bedeli, o boşluğu dolduracak bir alternatifi yoktur Bu gerçeği eğip bükme Zira bu kabiliyet zayi olduğunda hiçbir beceri ile onu tamir edemezsin
Kaynak : dini ilimler dergisi
Din, hak yolculuğunda tökezlemeden yürüme maksadına nail olabilmek için insandan nefsin, neslin, malın, dinin ve aklın korunmasını istemektedir
Nefsin, neslin ve malın korunması hayatın korunması demektir Hayata hürmet, İslâm ahlakının en önemli düsturlarından biridir Ama hayat, boş bir satıh üzerinde kaymak değildir İnsanın, kendi zevkini bulabilmesi için dünya ile oynaması değildir Hayat birçok güzel şeye başlamaktır, bilmektir, ümit etmektir, sevmektir, hayran olmaktır; insanlık hayrına değer üretmektir
Dinin korunması, insanın, yaratıcısına ait olmasının bir simgesidir Mutlak Kudret’e intisabı tescil eden damgadır Din duygusunu yitiren insan, nereye ait olduğu bilinmeyen markasız bir eşya konumundadır Bu anlamda Kur’ân’ın insana çağrısı kısaca şu şekilde özetlenebilir:
Hakkı kucaklayarak özünü dine ver, yüzünü O’na dön Allah’ın yaratışına ibretle bak Dikkat et, Allah’ın yaratışının bir bedeli, o boşluğu dolduracak bir alternatifi yoktur Bu gerçeği eğip bükme Zira bu kabiliyet zayi olduğunda hiçbir beceri ile onu tamir edemezsin
Kaynak : dini ilimler dergisi