iltasyazilim
FD Üye
Elmalılı Hamdi Yazır Enam Suresi
Enam Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali
1 Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar
2 Sizi çamurdan yaratan, daha sonra size bir ecel takdir eden O'dur Atama edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır Daha Sonra bir de kesin olmama ediyorsunuz
3 O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır Sizin gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir
4 Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez oysa, ondan yüz çevirmesinler
5 Yargı, kendilerine gelince onu yalanladılar Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektir
6 Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş, altlarından ırmaklar akıtmıştık Fakat onları günahlarından nedeniyle helak ettik Ve kendilerinden sonra diğer bir tür yarattık
7 Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı, yine de o kâfirler: Muhakkak ama bu, anlaşılır biçimde bir sihirdirderlerdi
8 O'na bir melek indirilmeli değil miydi?dediler Eğer bir melek indirseydik, meslek bitirilmiş olurdu, daha sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı
9 Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam biçiminde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük
10 Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti Lakin onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi
11 De ancak: Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!
12 De ancak: Göklerde ve yerde olanlar kimindir?Allah'ındırde O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır Sizi, varlığında asla kararsızlık olmayan kıyamet gününde toplayacaktır Fakat kendilerini zarara sokanlar inanmazlar
13 Gecede, gündüzde barınan her şey O'nundur O, işitendir, bilendir
14 De oysa: Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan diğer dost mu tutayım?Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundumde ve sakın Allah'a karşılıklı koşanlardan olma
15 De oysa: Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım
16 O gün kimden azab giderilirse, şüphesiz Allah ona rahmet etmiştir İşte açık açık kurtuluş budur
17 Allah sana bir hasar dokundurursa, onu yeniden kendisinden diğer açacak yoktur Ve eğer sana bir hayır dokundursa, kuşkusuz O, herşeyi yapabilendir
18 O, kullarının üstünde tam hâkimdir O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır
19 De fakat: Tanıklık yönünden hangi şey daha büyüktür? De ama: Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ama, onunla ayrıca sizi, keza de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekte tanıklık eder misiniz?De fakat: Ben buna şahitlik etmem O, fakat ve oysa bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağımde
20 Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler Kendilerine eyvah edenler var ya! İşte onlar iman etmezler
21 Allah'a kötüleme ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç kararsızlık yok ki zalimler kurtuluşa eremezler
22 O gün hepsini mahşere toplayacağız Sonra Allah'a iki taraflı koşanlara: Hani nerede o Allah'a karşılıklı saydığınız ortaklarınız?diyeceğiz
23 Daha Sonra, (Onlar): Rabbimiz, Allah'a ant ederiz ama, biz müşriklerden değildikdemekten diğer bir özür bulamayacaklar
24 Bak, vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti
25 İçlerinden seni dinleyenler de vardır, ama biz, onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine de önem koyduk Onlar, tüm delilleri görseler bile yine ona inanmazlar Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar Ve o kâfirler: Bu, öncekilerin masallarından diğer bir şey değildirderler
26 Onlar, insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler, ayrıca de kendileri ondan uzaktan dururlar Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar lakin haberdar değiller
27 Onların, ateşin üzerinde durduruldukları süre: Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydıkdediklerini bir görsen!
28 Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yahut geri çevrilselerdi tekrar menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi Çünkü onlar yalancıdırlar
29 Dediler fakatünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur, biz diriltilecek değiliz
30 Rablerinin huzurunda durduruldukları süre onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: Bu, bir reel yok midir? Onlar da: Rabbimize yemin ederiz ama gerçektirderler Rableri de onlara: Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!der
31 Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır Kıyamet günü pat diye gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: Dünyada yaptığımız kusurlardan nedeniyle yazıklar olsun bize!Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
32 Dünya hayatı, davet ve oyundan diğer bir şey değildir Öbür Dünya yurdu ise, Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır Aklınızı kullanmaz mısınız?
33 Onların söylediklerinin seni üzdüğünü kuşkusuz biliyoruz Onlar doğrusu seni yalanlamıyorlar, lakin, o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar
34 Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı Kendilerine yardımımız gelinceye değin yalanlanmaya ve ızdırap olunmaya sabrettiler Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur hiç kuşkusuz sana, peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir
35 Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir meren ara ama onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üstünde toplardı O halde cahillerden olma!
36 Daveti ama dinleyenler kabul ederler Ölülere gelince, Allah onları diriltir, sonradan O'na döndürülürler
37 Dediler ancak: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?De ki: şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler
38 Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ancak, sizin gibi birer ümmet olmasınlar Biz kitapta hiçbir şeyi beceriksiz bırakmamışızdır, sonradan tümü Rablerinin huzurunda toplanırlar
39 Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir Allah dilediği kimseyi şaşırtır, dilediği kimseyi de dürüst yola koyar
40 De fakat: Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse ya da kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde içten kimselerseniz cevap verin
41 Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o süre karşılıklı koştuğunuz şeyleri unutursunuz
42 şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve bezginlik ile yakalayıp cezalandırdık
43 Bari kendilerine baskınımız geldiği vakit olsun, yalvarmalı değiller miydi? Ama kalbleri katılaştı ve iblis yaptıklarını kendilerine hoş gösterdi
44 Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik Anında ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler
45 Bu Nedenle zulmeden kavmin kökü kesildi Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun
46 De ancak: Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan diğer onları size getirecek tanrı kimdir? Uyarı et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, daha sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
47 De ancak: Söyler misiniz bana! Size Allah'ın azabı birdenbire veya açıkça gelirse, acımasız toplumdan başka biri mı helak olur?
48 Biz peygamberleri, ama rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur Onlar mahzun da olmayacaklardır
49 Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta oldukları fenalıklar yüzünden onlara azap dokunacaktır
50 De oysa: Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum Gaybı da bilmiyorum Ve size, ben bir meleğim de demiyorum Ben sadece bana vahyolunana uyuyorumDe ancak: Âmâ ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
51 Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar Onlar için Allah'tan diğer ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır Gerekir ama Allah'tan korkarlar
52 Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma Onların hesabından sen sorumlu değilsin, onlar da senin hesabından sorumlu değiller Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun
53 Biz onlardan kimini kimi ile, Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördüdesinler diye, işte böyle sınav ettik Allah, şükredenleri daha iyi bilen yok midir?
54 Âyetlerimize inananlar sana geldikleri süre onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üstüne yazdı Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra ardındaki tevbe eder, kendini düzeltirse, belli ancak O, bağışlayan, esirgeyendir
55 Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz
56 De ama: şüphesiz ki bana, Allah'tan diğer yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı De oysa: Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, dürüst yolda gidenlerden olmamış olurum
57 De ki: Ben Rabbimden anlaşılır biçimde bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız O tez gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır
58 De ama: Sizin tez gelmesini istediğiniz azab benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızdaki koşul herhalde sonuçlanmış olurdu Allah, zulmedenleri en iyi bilendir
59 Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ama, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur fakat, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın
60 Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı haberdar olan, sonradan vefat ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir
61 O, kulları üstünde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize vefat geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar
62 Sonra da reel Mevlâlarına döndürülürler Özenli olun, hüküm fakat O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir
63 De ancak: Bizi bu tehlikeden kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağızdiye kuytu ve açıkça O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
64 De ama: Allah, sizi ondan ve tüm sıkıntılardan kurtarır, daha sonra da siz yeniden ortak koşarsınız
65 De ama: O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yoksa sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ancak, onlar tamamen anlasınlar
66 Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı, halbuki o gerçektir De ama: Ben sizin vekiliniz değilim
67 Her haberin anlaşmaya varılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz
68 Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün süre hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonradan hemencecik kalk, o zalimler topluluğuyla oturma
69 Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur Ama bu bir hatırlatmadır Gerekir fakat sakınırlar
70 Dinlerini bir oyun ve bir davet edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan diğer hiç bir arkadaş ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir meşrubat ve can brülör bir azab vardır
71 De ama: Biz Allah'ı bırakıp da bize menfaat veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi dürüst yola kavuşturduktan sonradan ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye dürüst yola çağırdıkları halde yeryüzünde sersemlemiş sersemlemiş dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım? De ama: Allah'ın gösterdiği yol, yegane dürüst yoldur Bize, tüm âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu
72 Bize: Namazı doğruca kılın, Allah'a karşısında gelmekten sakının(diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur
73 Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur Bir şeye oldediği gün anında oluverir O'nun sözü haktır Sûra üfürüldüğü gün de mal fakat O'nundur O, gizliyi ve açığı bilendir O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır
74 İbrahim, babası Âzer'e demişti fakat: sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum
75 Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (harikulade varlıklarını) gösteriyorduk oysa, belli inananlardan olsun
76 Üstüne gece bastırınca, bir yıldız fark etti:Rabb'im budurdedi Yıldız batınca da:Ben batanları sevmemdedi
77 Ay'ı doğarken fark etti: Rabb'im budurdedi O da batınca: Ant ederim ancak, Rabbim bana içten yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdumdedi
78 Güneş'i doğarken görür görmez: Rabb'im budur, bu hepsinden büyükdedi O da batınca dedi fakat: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım
79 Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben katiyen Allah'a müşterek koşanlardan değilim
80 Kavmi onunla tartışmaya başladı O da onlara dedi fakat: Beni dürüst yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle uğraş mi ediyorsunuz? O'na iki taraflı koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ama Rabbimin dilediği şey hariç Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır Hiç düşünmez misiniz?
81 Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a müşterek koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin karşılıklı koştuklarınızdan nasıl korkarım?Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
82 İman edenler ve imanlarını cefa ile karıştırmayanlar İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır
83 İşte bunlar, kavmine aleyhinde İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz Belli Rabbin hikmet sahibidir, bilendir
84 Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz
85 Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik) Hepsi de salih kullarımızdandı
86 İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik) Hepsini âlemlere üstün kıldık
87 Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık) Onları seçtik ve dürüst yola ilettik
88 İşte bu, Allah'ın dürüst yoludur Kullarından dilediğini o içten yola iletir Eğer onlar Allah'a karşılıklı koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boş yere giderdi
89 İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz
90 Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir Sen de onların hidayetine uy De oysa:Ben ona karşılık sizden bir ödenti istemiyorum O, yalnızca bütün âlemlere bir öğüttür
91 Onlar: Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştirdemekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar De ancak: Musa'nın insanlara parlak ve hidayet almak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belirlenmiş ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, bir uçtan bir uca bilmediğiniz çoğu şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim yolladı? (Onlara karşı sen) Allahde Sonra onları bırak, anlamsız laflara dalarak oyalansınlar
92 Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları onay eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz kutsal bir kitaptır Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar
93 Allah'a karşısında yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: bana vahyedildidiyen ve: Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğimdiye iddiada bulunandan daha acımasız kim olabilir? O zalimlerin halini vefat şiddeti içindeyken bir görsen! onlara ellerini uzatırlar ve:Ruhunuzu teslim edin Bugün, Allah'a karşısında haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşısında böbürlenmenizden dolayı küçültücü bir azapla cezalandıralacaksınızderler
94 Bugün, sizi birincil kez yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız Allah'ın size tarafından ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz Aranızdaki tüm bağlar bundan böyle indirimli, güvendiklerinizin tümü kaybolup gitmiştir
95 şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur İşte Allah budur O halde nasıl yüz çevirirsiniz?
96 Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur Geceyi, dinlenmek için; Güneş'i, Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır İşte bu, her şeye şampiyon gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir
97 Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık
98 Sizi bir tek candan yaratan O'dur Daha Sonra sizin için bir karar yeri, üstelik itimat yeri vardır Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik
99 Gökten suyu indiren O'dur Onunla her çeşitlilik bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır
100 Onlar, Allah'a cinlerden de müşterek koştular Halbuki onları yaratan O'dur Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir *
Enam Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali
1 Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar
2 Sizi çamurdan yaratan, daha sonra size bir ecel takdir eden O'dur Atama edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır Daha Sonra bir de kesin olmama ediyorsunuz
3 O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır Sizin gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir
4 Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez oysa, ondan yüz çevirmesinler
5 Yargı, kendilerine gelince onu yalanladılar Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektir
6 Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş, altlarından ırmaklar akıtmıştık Fakat onları günahlarından nedeniyle helak ettik Ve kendilerinden sonra diğer bir tür yarattık
7 Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı, yine de o kâfirler: Muhakkak ama bu, anlaşılır biçimde bir sihirdirderlerdi
8 O'na bir melek indirilmeli değil miydi?dediler Eğer bir melek indirseydik, meslek bitirilmiş olurdu, daha sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı
9 Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam biçiminde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük
10 Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti Lakin onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi
11 De ancak: Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!
12 De ancak: Göklerde ve yerde olanlar kimindir?Allah'ındırde O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır Sizi, varlığında asla kararsızlık olmayan kıyamet gününde toplayacaktır Fakat kendilerini zarara sokanlar inanmazlar
13 Gecede, gündüzde barınan her şey O'nundur O, işitendir, bilendir
14 De oysa: Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan diğer dost mu tutayım?Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundumde ve sakın Allah'a karşılıklı koşanlardan olma
15 De oysa: Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım
16 O gün kimden azab giderilirse, şüphesiz Allah ona rahmet etmiştir İşte açık açık kurtuluş budur
17 Allah sana bir hasar dokundurursa, onu yeniden kendisinden diğer açacak yoktur Ve eğer sana bir hayır dokundursa, kuşkusuz O, herşeyi yapabilendir
18 O, kullarının üstünde tam hâkimdir O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır
19 De fakat: Tanıklık yönünden hangi şey daha büyüktür? De ama: Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ama, onunla ayrıca sizi, keza de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekte tanıklık eder misiniz?De fakat: Ben buna şahitlik etmem O, fakat ve oysa bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağımde
20 Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler Kendilerine eyvah edenler var ya! İşte onlar iman etmezler
21 Allah'a kötüleme ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç kararsızlık yok ki zalimler kurtuluşa eremezler
22 O gün hepsini mahşere toplayacağız Sonra Allah'a iki taraflı koşanlara: Hani nerede o Allah'a karşılıklı saydığınız ortaklarınız?diyeceğiz
23 Daha Sonra, (Onlar): Rabbimiz, Allah'a ant ederiz ama, biz müşriklerden değildikdemekten diğer bir özür bulamayacaklar
24 Bak, vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti
25 İçlerinden seni dinleyenler de vardır, ama biz, onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine de önem koyduk Onlar, tüm delilleri görseler bile yine ona inanmazlar Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar Ve o kâfirler: Bu, öncekilerin masallarından diğer bir şey değildirderler
26 Onlar, insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler, ayrıca de kendileri ondan uzaktan dururlar Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar lakin haberdar değiller
27 Onların, ateşin üzerinde durduruldukları süre: Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydıkdediklerini bir görsen!
28 Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yahut geri çevrilselerdi tekrar menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi Çünkü onlar yalancıdırlar
29 Dediler fakatünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur, biz diriltilecek değiliz
30 Rablerinin huzurunda durduruldukları süre onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: Bu, bir reel yok midir? Onlar da: Rabbimize yemin ederiz ama gerçektirderler Rableri de onlara: Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!der
31 Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır Kıyamet günü pat diye gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: Dünyada yaptığımız kusurlardan nedeniyle yazıklar olsun bize!Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
32 Dünya hayatı, davet ve oyundan diğer bir şey değildir Öbür Dünya yurdu ise, Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır Aklınızı kullanmaz mısınız?
33 Onların söylediklerinin seni üzdüğünü kuşkusuz biliyoruz Onlar doğrusu seni yalanlamıyorlar, lakin, o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar
34 Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı Kendilerine yardımımız gelinceye değin yalanlanmaya ve ızdırap olunmaya sabrettiler Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur hiç kuşkusuz sana, peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir
35 Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir meren ara ama onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üstünde toplardı O halde cahillerden olma!
36 Daveti ama dinleyenler kabul ederler Ölülere gelince, Allah onları diriltir, sonradan O'na döndürülürler
37 Dediler ancak: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?De ki: şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler
38 Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ancak, sizin gibi birer ümmet olmasınlar Biz kitapta hiçbir şeyi beceriksiz bırakmamışızdır, sonradan tümü Rablerinin huzurunda toplanırlar
39 Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir Allah dilediği kimseyi şaşırtır, dilediği kimseyi de dürüst yola koyar
40 De fakat: Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse ya da kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde içten kimselerseniz cevap verin
41 Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o süre karşılıklı koştuğunuz şeyleri unutursunuz
42 şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve bezginlik ile yakalayıp cezalandırdık
43 Bari kendilerine baskınımız geldiği vakit olsun, yalvarmalı değiller miydi? Ama kalbleri katılaştı ve iblis yaptıklarını kendilerine hoş gösterdi
44 Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik Anında ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler
45 Bu Nedenle zulmeden kavmin kökü kesildi Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun
46 De ancak: Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan diğer onları size getirecek tanrı kimdir? Uyarı et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, daha sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
47 De ancak: Söyler misiniz bana! Size Allah'ın azabı birdenbire veya açıkça gelirse, acımasız toplumdan başka biri mı helak olur?
48 Biz peygamberleri, ama rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur Onlar mahzun da olmayacaklardır
49 Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta oldukları fenalıklar yüzünden onlara azap dokunacaktır
50 De oysa: Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum Gaybı da bilmiyorum Ve size, ben bir meleğim de demiyorum Ben sadece bana vahyolunana uyuyorumDe ancak: Âmâ ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
51 Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar Onlar için Allah'tan diğer ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır Gerekir ama Allah'tan korkarlar
52 Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma Onların hesabından sen sorumlu değilsin, onlar da senin hesabından sorumlu değiller Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun
53 Biz onlardan kimini kimi ile, Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördüdesinler diye, işte böyle sınav ettik Allah, şükredenleri daha iyi bilen yok midir?
54 Âyetlerimize inananlar sana geldikleri süre onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üstüne yazdı Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra ardındaki tevbe eder, kendini düzeltirse, belli ancak O, bağışlayan, esirgeyendir
55 Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz
56 De ama: şüphesiz ki bana, Allah'tan diğer yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı De oysa: Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, dürüst yolda gidenlerden olmamış olurum
57 De ki: Ben Rabbimden anlaşılır biçimde bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız O tez gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır
58 De ama: Sizin tez gelmesini istediğiniz azab benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızdaki koşul herhalde sonuçlanmış olurdu Allah, zulmedenleri en iyi bilendir
59 Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ama, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur fakat, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın
60 Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı haberdar olan, sonradan vefat ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir
61 O, kulları üstünde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize vefat geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar
62 Sonra da reel Mevlâlarına döndürülürler Özenli olun, hüküm fakat O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir
63 De ancak: Bizi bu tehlikeden kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağızdiye kuytu ve açıkça O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
64 De ama: Allah, sizi ondan ve tüm sıkıntılardan kurtarır, daha sonra da siz yeniden ortak koşarsınız
65 De ama: O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yoksa sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ancak, onlar tamamen anlasınlar
66 Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı, halbuki o gerçektir De ama: Ben sizin vekiliniz değilim
67 Her haberin anlaşmaya varılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz
68 Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün süre hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonradan hemencecik kalk, o zalimler topluluğuyla oturma
69 Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur Ama bu bir hatırlatmadır Gerekir fakat sakınırlar
70 Dinlerini bir oyun ve bir davet edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan diğer hiç bir arkadaş ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir meşrubat ve can brülör bir azab vardır
71 De ama: Biz Allah'ı bırakıp da bize menfaat veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi dürüst yola kavuşturduktan sonradan ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye dürüst yola çağırdıkları halde yeryüzünde sersemlemiş sersemlemiş dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım? De ama: Allah'ın gösterdiği yol, yegane dürüst yoldur Bize, tüm âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu
72 Bize: Namazı doğruca kılın, Allah'a karşısında gelmekten sakının(diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur
73 Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur Bir şeye oldediği gün anında oluverir O'nun sözü haktır Sûra üfürüldüğü gün de mal fakat O'nundur O, gizliyi ve açığı bilendir O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır
74 İbrahim, babası Âzer'e demişti fakat: sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum
75 Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (harikulade varlıklarını) gösteriyorduk oysa, belli inananlardan olsun
76 Üstüne gece bastırınca, bir yıldız fark etti:Rabb'im budurdedi Yıldız batınca da:Ben batanları sevmemdedi
77 Ay'ı doğarken fark etti: Rabb'im budurdedi O da batınca: Ant ederim ancak, Rabbim bana içten yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdumdedi
78 Güneş'i doğarken görür görmez: Rabb'im budur, bu hepsinden büyükdedi O da batınca dedi fakat: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım
79 Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben katiyen Allah'a müşterek koşanlardan değilim
80 Kavmi onunla tartışmaya başladı O da onlara dedi fakat: Beni dürüst yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle uğraş mi ediyorsunuz? O'na iki taraflı koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ama Rabbimin dilediği şey hariç Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır Hiç düşünmez misiniz?
81 Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a müşterek koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin karşılıklı koştuklarınızdan nasıl korkarım?Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
82 İman edenler ve imanlarını cefa ile karıştırmayanlar İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır
83 İşte bunlar, kavmine aleyhinde İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz Belli Rabbin hikmet sahibidir, bilendir
84 Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz
85 Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik) Hepsi de salih kullarımızdandı
86 İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik) Hepsini âlemlere üstün kıldık
87 Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık) Onları seçtik ve dürüst yola ilettik
88 İşte bu, Allah'ın dürüst yoludur Kullarından dilediğini o içten yola iletir Eğer onlar Allah'a karşılıklı koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boş yere giderdi
89 İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz
90 Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir Sen de onların hidayetine uy De oysa:Ben ona karşılık sizden bir ödenti istemiyorum O, yalnızca bütün âlemlere bir öğüttür
91 Onlar: Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştirdemekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar De ancak: Musa'nın insanlara parlak ve hidayet almak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belirlenmiş ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, bir uçtan bir uca bilmediğiniz çoğu şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim yolladı? (Onlara karşı sen) Allahde Sonra onları bırak, anlamsız laflara dalarak oyalansınlar
92 Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları onay eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz kutsal bir kitaptır Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar
93 Allah'a karşısında yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: bana vahyedildidiyen ve: Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğimdiye iddiada bulunandan daha acımasız kim olabilir? O zalimlerin halini vefat şiddeti içindeyken bir görsen! onlara ellerini uzatırlar ve:Ruhunuzu teslim edin Bugün, Allah'a karşısında haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşısında böbürlenmenizden dolayı küçültücü bir azapla cezalandıralacaksınızderler
94 Bugün, sizi birincil kez yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız Allah'ın size tarafından ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz Aranızdaki tüm bağlar bundan böyle indirimli, güvendiklerinizin tümü kaybolup gitmiştir
95 şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur İşte Allah budur O halde nasıl yüz çevirirsiniz?
96 Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur Geceyi, dinlenmek için; Güneş'i, Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır İşte bu, her şeye şampiyon gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir
97 Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık
98 Sizi bir tek candan yaratan O'dur Daha Sonra sizin için bir karar yeri, üstelik itimat yeri vardır Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik
99 Gökten suyu indiren O'dur Onunla her çeşitlilik bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır
100 Onlar, Allah'a cinlerden de müşterek koştular Halbuki onları yaratan O'dur Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir *