İzlenimcilik
İzlenimcilik olarak Turkce’de karşılık bulan bu sanat akımı 19yy’dan itibaren gorulmeye başlanmıştır Fransa’nın Paris şehrinde akademik resme alternatif bir arayış icinde olan sanatcılar topluluğu, resimle birlikte tum sanat dallarını etkilemişlerdir Akımın bu ismi almasında Claude Monet’nin İzlenim: Gun Doğumu adlı tablosu ve gazeteci eleştirmen Leroy’nin yorumları etkili olmuştur Eleştirmen Monet’nin bu resmiyle ilgili bitmemişlik duygusu uyandırdığını bu anlamda dupeduz izlenimden ibaret kaldığını yazmasıyla bu isimle adlandırılmışlardır
AKIMIN OZELLİKERİ
Akademik resmin kuralcı ve sağlam desen anlayışının dışında kalmaktadır Karanlık tonların yerini aydınlık ve parlak renkler almıştır İzlenimcilik akımının temelinde dış dunyanın, doğanın sanatcı uzerinde oluşturduğu etkiyi yansıtması yatmaktadır Bu nedenle ışık neredeyse başlı başına bir konu gibi algılanmaktadır Sanatcılar doğayı olduğu gibi resimlemek yerine, kendi uzerlerinde bıraktığı etkiyi betimlemeyi tercih etmişlerdir Hacimselliğe onem verirken nesnelliği bir kenara bırakmışlardırRonesanstan beri sure gelen perspektif kurallarının dışında, eskiz oluşturmadan cizgisellikten yoksun sadece boyalar ile oluşturulan bir resim anlayışı yaratmışlardır Sanatcılar doğaya cıkıp, betimlemek istedikleri manzarayı boyaları birbirine karıştırmadan hızlı bir şekilde resimlerlerdi Bu nedenle bu akım cercevesinde yapılan eserlerde fırca vuruşları bariz şekilde kendini gostermektedir
Atolye dışına taşarak bizzat doğa karşısında resimlerini yapmayı tercih eden sanatcıların başında Monet gelmektedir Kiralık sandalıyla suyun uzerinde guneş ışığının anlık değişimlerini, doğadaki farklı renkleri el cabukluğuyla kaydetmiştirResim sanatı fotoğrafın icadından etkilense de, sanatcılar bazı ortak duşunceler ve ortak zevklerde birleşmiştir Resim sanatına yenilikler kazandırmaya calışarak gorunen dunyayı gordukleri şekilde resimlemeye calışmışlardır
TEMSİLCİLERİ
1874 yılından başlayarak 1886 yılına gelene kadar ceşitli mekanlarda sekiz sergi duzenleyen izlenimci uslup bakımından ortak ama aynı zamanda bağımsız olarak calışan bu ressamların başında Claude Monet gelmektedir Ardından Edgar Degas, Camille Pisarro, PierreAuguste Renoir, Alfred Sisley, Paul Cezanne gibi sanatcılar gelmektedir Edebiyattaki temsilcilerinden ise Paul Verlaine gosterilebilir
İzlenimcilik akımının Turkiye’deki ressamlar arasında da ses getirmesi olağandır Turk resim sanatında bu uslup cevcevesinde resimlerini yapan Nazmi Ziya Guran temsilcilerinden sayılmaktadır Turk edebiyatında ise butunuyle izlenimci olmasa bile o cizgiye yaklaşan sanatcı Ahmet Muhip Dranas ornek verilebilir
ORNEK ESERLER
Claude Monet; Doğan Guneş (1873) seri resimlerindendir Parliament, Argenteuil
Edgar Degas; Dans Sınıfı (1873), Orkestra ve Muzisyenler (1873), Apsent İcenler
Renoir; Le Moulin de la Galette (1876), Madam Chanpertier ve Kızları
Heykel sanatındaki temsilcisi ise Auguste Rodindir Eserlerinden verilecek ornekler ise Cehennem Kapıları ve Opucuk eserleridir
İzlenimcilik olarak Turkce’de karşılık bulan bu sanat akımı 19yy’dan itibaren gorulmeye başlanmıştır Fransa’nın Paris şehrinde akademik resme alternatif bir arayış icinde olan sanatcılar topluluğu, resimle birlikte tum sanat dallarını etkilemişlerdir Akımın bu ismi almasında Claude Monet’nin İzlenim: Gun Doğumu adlı tablosu ve gazeteci eleştirmen Leroy’nin yorumları etkili olmuştur Eleştirmen Monet’nin bu resmiyle ilgili bitmemişlik duygusu uyandırdığını bu anlamda dupeduz izlenimden ibaret kaldığını yazmasıyla bu isimle adlandırılmışlardır
AKIMIN OZELLİKERİ
Akademik resmin kuralcı ve sağlam desen anlayışının dışında kalmaktadır Karanlık tonların yerini aydınlık ve parlak renkler almıştır İzlenimcilik akımının temelinde dış dunyanın, doğanın sanatcı uzerinde oluşturduğu etkiyi yansıtması yatmaktadır Bu nedenle ışık neredeyse başlı başına bir konu gibi algılanmaktadır Sanatcılar doğayı olduğu gibi resimlemek yerine, kendi uzerlerinde bıraktığı etkiyi betimlemeyi tercih etmişlerdir Hacimselliğe onem verirken nesnelliği bir kenara bırakmışlardırRonesanstan beri sure gelen perspektif kurallarının dışında, eskiz oluşturmadan cizgisellikten yoksun sadece boyalar ile oluşturulan bir resim anlayışı yaratmışlardır Sanatcılar doğaya cıkıp, betimlemek istedikleri manzarayı boyaları birbirine karıştırmadan hızlı bir şekilde resimlerlerdi Bu nedenle bu akım cercevesinde yapılan eserlerde fırca vuruşları bariz şekilde kendini gostermektedir
Atolye dışına taşarak bizzat doğa karşısında resimlerini yapmayı tercih eden sanatcıların başında Monet gelmektedir Kiralık sandalıyla suyun uzerinde guneş ışığının anlık değişimlerini, doğadaki farklı renkleri el cabukluğuyla kaydetmiştirResim sanatı fotoğrafın icadından etkilense de, sanatcılar bazı ortak duşunceler ve ortak zevklerde birleşmiştir Resim sanatına yenilikler kazandırmaya calışarak gorunen dunyayı gordukleri şekilde resimlemeye calışmışlardır
TEMSİLCİLERİ
1874 yılından başlayarak 1886 yılına gelene kadar ceşitli mekanlarda sekiz sergi duzenleyen izlenimci uslup bakımından ortak ama aynı zamanda bağımsız olarak calışan bu ressamların başında Claude Monet gelmektedir Ardından Edgar Degas, Camille Pisarro, PierreAuguste Renoir, Alfred Sisley, Paul Cezanne gibi sanatcılar gelmektedir Edebiyattaki temsilcilerinden ise Paul Verlaine gosterilebilir
İzlenimcilik akımının Turkiye’deki ressamlar arasında da ses getirmesi olağandır Turk resim sanatında bu uslup cevcevesinde resimlerini yapan Nazmi Ziya Guran temsilcilerinden sayılmaktadır Turk edebiyatında ise butunuyle izlenimci olmasa bile o cizgiye yaklaşan sanatcı Ahmet Muhip Dranas ornek verilebilir
ORNEK ESERLER
Claude Monet; Doğan Guneş (1873) seri resimlerindendir Parliament, Argenteuil
Edgar Degas; Dans Sınıfı (1873), Orkestra ve Muzisyenler (1873), Apsent İcenler
Renoir; Le Moulin de la Galette (1876), Madam Chanpertier ve Kızları
Heykel sanatındaki temsilcisi ise Auguste Rodindir Eserlerinden verilecek ornekler ise Cehennem Kapıları ve Opucuk eserleridir