'Kel başa şimşir tarak ' atasözünün hikayesi saçsız başa şimşir tarak atasözünün anlamı kel olan hikayeleri kellikle ilgili atasözleri kellikle ilgili sözler başa şimşir tarak deyiminin hikayesi Şimşir sözcüğü, kılıç anlamına gelir Deyimde kullanılan şimşir sözünün aslı fazla sert ve dirençli olduğundan, tarak, cetvel vb yapımında kullanılan 'şimşir' ağacından gelmektedir Vaktiyle varlıklı bir aile, kızlarını gelin ediyorlarmış Erkek Çocuk evine, adet olduğu üzere, bohça bohça hediyeler gitmiş Kayınvalide, iki görümce ve eltilere, yaş ve aile içindeki durumlarına göre; altın, gümüş kaplamalı, fil kadınsı ve şimşir taraklar, diğer armağanlarla birlikte verilmiş Minik elti ağır ve ateşli bir hastalık geçirdiğinden saçları dökülmüş Aile içindekilerden başka kimsenin, kadıncağızın kelliğinden haberi yokmuş Kendisine verile verile şimşir tarak verilmesi, ufak eltinin çok canını sıkmış Kelliğini unutup, armağanları getiren kadına sızlanmış: Herkese altın, gümüş tarak, bana da şimşir o kadar mi? Yeni gelin, daha bu eve adımını atmadan benimle uğraşmaya başladıOğlan anası gelininin bu hareketinden utanmış ve endişe duymuş O kızgınlıkla çıkışmış: Senin fakat gibi kel başa, şimşir tarak fazla biledeyivermiş Bu atasözü, fakir, ya da durumu fena bir kişinin, vaziyetine uymayan, fiyatı yüksek, patavatsız şeyler almaya kalkması gibi durumlarda kullanılır