iltasyazilim
FD Üye
Cenabı Hak, kullarından istediklerini müphem, kapalı ve mücmel bırakmamış; neyi nasıl istiyor, nasıl ifa edilmesini murad buyuruyorsa onları kullarına götürebilecekleri şekilde tahmil etmiş, sonra da anlayabilecekleri bir dille onlardan bunu istemiştir
Bundan dolayıdır ki, bizim buudlarımızın dışına çıkan evliya, asfiya, mukarrabin gibi ehlullah, bizim anladığımız mananın yanında Kur'an'ın bâtınî manasında daha bir derinleşiyor, ondan farklı işârî manalar çıkarıyorlar Kâşâni ve İbn Arabi'nin tefsirlerine bakıldığında bizim tefsir ölçülerimizden farklı pek çok malumat görmek mümkündür
Bu böyledir ama Kur'anı Kerim, çocuktan en yaşlı insana; bir cahilden en derin ilim adamına kadar bütün insanlığa objektif olarak onların anlayabileceği bir dilden sehli mümteni olarak hitap eder Onun ifadesine bakan bir insan kendisinin de bu ifadeyi kullanabileceğini zanneder Hâlbuki bütün seviyeleri gözetme keyfiyetiyle Kur'an ifadesi, beşer takatinin, idrakinin çok çok üzerindedir ve onun ifade tarzına denk ikinci bir ifade tarzı da yoktur Okuma bilmeyen bir çoban bile onu duysa, İlahi kelam olduğunu anlayacak ve onu kendi seviyesinde en üstün ifade olarak kabul edecektir Bunun yanında, vicdanı tefessüh etmemiş, kalbi ve kafası fünunu müsbete ile dolu olan bir kişi Kur'anı Kerim'i okusa, Bu, Allah kelamıdırdiyecek ve bel kırıp secdeye kapanacaktır Hâsılı, İlahi kelama hangi seviyede müracaat edilirse edilsin herkes, kendisine bakar bir giriş noktası bulacak ve rahatlıkla alacağı şeyi ondan alacaktır
Kur'an bize aslında neyi anlatır?
Herkesin kendi seviyesine göre istifade ettiği Kur'an, salih amel ile ne istediğini de açıkça anlatmıştır Kur'an, Tin ve Asr sûrelerinde olduğu gibi bazı yerlerde salih ameli icmali (ayrıntısız) olarak anlatır Allah, Biz, insanı ahseni takvime mazhar olarak yarattık (Sui ihtiyarı ve iradesini kötüye kullanmasıyla da) onu baş aşağı esfeli safiline ittikdedikten sonra bazı insanları bunun dışında tutar ve, Ancak gönülden iman edip salih amelleri yapanlar müstesnabuyurur (Tin Suresi, 9546) Asr Sûresi'nde ise: Zamana yemin olsun ki, insan hüsrandadır Ancak, iman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna(Asr, 10313) Görüldüğü gibi salih amel, bu ayetlerde icmal edilmiştir
Bakara sûrei celilesinin başında da salihat (salih ameller)yukarıdaki beyanlara göre bir derece daha tafsilatıyla anlatılır: Kur'anı Kerim, müttâkiler için hidayet kaynağıdır Muttakiler gayba iman eder, namazı dosdoğru yerine getirirler Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (nafaka seviyesinde, israf etmeden ve başa kakmadan) infak ederler(Bakara, 214) demek suretiyle salihatın ruhunda mündemiç olan hakikatleri kısmen de olsa tafsil eder Onun için şekil olarak Kur'anı Mucizü'lBeyan'da, namaza, oruca, zekâta müteallik ne kadar ibadet varsa bütünü salihatsözcüğüyle ifade edilir
Aynı şekilde salihatın menfi yönü, haram yememe, haram giymeme, harama bakmama, haram konuşmama gibi ne kadar yasaklanan şey varsa bunlar da terk edilmeleri zaviyesinde ibadet sayılırlar Biz de müspet amelleri yaptığımız ve menfilerini de terk ettiğimiz zaman salihler güruhuna girmiş oluruz Hatta nikâh, talak, alışverişe kadar bütün muamelatta dine uygun hareket ettiğimiz nispette salihat işlemiş sayılırız Bu da şekil olarak tafsilidir ve baştan aşağıya kadar Kur'anı Kerim hep bunları anlatır
İnsanın, imanını iz'an haline getirmesi, iman ettiği şeyleri aksine ihtimal vermeyecek şekilde kalbinde güçlendirmesi hatta bunların aksini rüyasında dahi hatırına getirmemesi, imanda matlup olan keyfiyettir Evet, mü'min, inandığı şeylerin aksi mevzuunda yanlış kanaat verecek ne kadar şüphe ve tereddüt hâsıl edici şey varsa, bütün bunların kökünü kazımaya çalışmalı, hatta hayallerinde bile imanın tadını duyacak, salihatı da bu iman havası içinde eda edecek kıvam peşinde olmalıdır
ÖZETLE
1 Cenabı Hak, kullarının neyi, nasıl ifa etmelerini murad buyuruyorsa, kullarına götürebilecekleri şekilde tahmil etmiş ve onlardan bunu istemiştir
2 Kur'anı Kerim, çocuktan büyüğe, alimden cahile, bütün insanlığa objektif olarak onların anlayabileceği bir dilden sehli mümteni olarak hitap eder
3 İnsanın, iman ettiği şeyleri kalbinde güçlendirmesi hatta bunların aksini rüyasında dahi hatırına getirmemesi, imanda matlup olan keyfiyettir
ZAMAN KÜRSÜ
Bundan dolayıdır ki, bizim buudlarımızın dışına çıkan evliya, asfiya, mukarrabin gibi ehlullah, bizim anladığımız mananın yanında Kur'an'ın bâtınî manasında daha bir derinleşiyor, ondan farklı işârî manalar çıkarıyorlar Kâşâni ve İbn Arabi'nin tefsirlerine bakıldığında bizim tefsir ölçülerimizden farklı pek çok malumat görmek mümkündür
Bu böyledir ama Kur'anı Kerim, çocuktan en yaşlı insana; bir cahilden en derin ilim adamına kadar bütün insanlığa objektif olarak onların anlayabileceği bir dilden sehli mümteni olarak hitap eder Onun ifadesine bakan bir insan kendisinin de bu ifadeyi kullanabileceğini zanneder Hâlbuki bütün seviyeleri gözetme keyfiyetiyle Kur'an ifadesi, beşer takatinin, idrakinin çok çok üzerindedir ve onun ifade tarzına denk ikinci bir ifade tarzı da yoktur Okuma bilmeyen bir çoban bile onu duysa, İlahi kelam olduğunu anlayacak ve onu kendi seviyesinde en üstün ifade olarak kabul edecektir Bunun yanında, vicdanı tefessüh etmemiş, kalbi ve kafası fünunu müsbete ile dolu olan bir kişi Kur'anı Kerim'i okusa, Bu, Allah kelamıdırdiyecek ve bel kırıp secdeye kapanacaktır Hâsılı, İlahi kelama hangi seviyede müracaat edilirse edilsin herkes, kendisine bakar bir giriş noktası bulacak ve rahatlıkla alacağı şeyi ondan alacaktır
Kur'an bize aslında neyi anlatır?
Herkesin kendi seviyesine göre istifade ettiği Kur'an, salih amel ile ne istediğini de açıkça anlatmıştır Kur'an, Tin ve Asr sûrelerinde olduğu gibi bazı yerlerde salih ameli icmali (ayrıntısız) olarak anlatır Allah, Biz, insanı ahseni takvime mazhar olarak yarattık (Sui ihtiyarı ve iradesini kötüye kullanmasıyla da) onu baş aşağı esfeli safiline ittikdedikten sonra bazı insanları bunun dışında tutar ve, Ancak gönülden iman edip salih amelleri yapanlar müstesnabuyurur (Tin Suresi, 9546) Asr Sûresi'nde ise: Zamana yemin olsun ki, insan hüsrandadır Ancak, iman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna(Asr, 10313) Görüldüğü gibi salih amel, bu ayetlerde icmal edilmiştir
Bakara sûrei celilesinin başında da salihat (salih ameller)yukarıdaki beyanlara göre bir derece daha tafsilatıyla anlatılır: Kur'anı Kerim, müttâkiler için hidayet kaynağıdır Muttakiler gayba iman eder, namazı dosdoğru yerine getirirler Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (nafaka seviyesinde, israf etmeden ve başa kakmadan) infak ederler(Bakara, 214) demek suretiyle salihatın ruhunda mündemiç olan hakikatleri kısmen de olsa tafsil eder Onun için şekil olarak Kur'anı Mucizü'lBeyan'da, namaza, oruca, zekâta müteallik ne kadar ibadet varsa bütünü salihatsözcüğüyle ifade edilir
Aynı şekilde salihatın menfi yönü, haram yememe, haram giymeme, harama bakmama, haram konuşmama gibi ne kadar yasaklanan şey varsa bunlar da terk edilmeleri zaviyesinde ibadet sayılırlar Biz de müspet amelleri yaptığımız ve menfilerini de terk ettiğimiz zaman salihler güruhuna girmiş oluruz Hatta nikâh, talak, alışverişe kadar bütün muamelatta dine uygun hareket ettiğimiz nispette salihat işlemiş sayılırız Bu da şekil olarak tafsilidir ve baştan aşağıya kadar Kur'anı Kerim hep bunları anlatır
İnsanın, imanını iz'an haline getirmesi, iman ettiği şeyleri aksine ihtimal vermeyecek şekilde kalbinde güçlendirmesi hatta bunların aksini rüyasında dahi hatırına getirmemesi, imanda matlup olan keyfiyettir Evet, mü'min, inandığı şeylerin aksi mevzuunda yanlış kanaat verecek ne kadar şüphe ve tereddüt hâsıl edici şey varsa, bütün bunların kökünü kazımaya çalışmalı, hatta hayallerinde bile imanın tadını duyacak, salihatı da bu iman havası içinde eda edecek kıvam peşinde olmalıdır
ÖZETLE
1 Cenabı Hak, kullarının neyi, nasıl ifa etmelerini murad buyuruyorsa, kullarına götürebilecekleri şekilde tahmil etmiş ve onlardan bunu istemiştir
2 Kur'anı Kerim, çocuktan büyüğe, alimden cahile, bütün insanlığa objektif olarak onların anlayabileceği bir dilden sehli mümteni olarak hitap eder
3 İnsanın, iman ettiği şeyleri kalbinde güçlendirmesi hatta bunların aksini rüyasında dahi hatırına getirmemesi, imanda matlup olan keyfiyettir
ZAMAN KÜRSÜ