Somut ve Soyut Ne Demek
Butunun ve parcalarının bilgisini yansıtan eytişimsel bağımlı ulamlar
Eytişimsel ozdekci felsefede somut, butunun ve nesnel gercekliğin bilgisini; soyut, parcaların eksik bilgisi ’ni dile getirir Somut, hem duyularla kavranan butunsel gerceği, hem de bu gerceğin insan bilincinde gercekleşen hakikatini dile getiren bir kavramdır Bilimsel bilgi surecinde nesnenin somutluğu ’ndan yola cıkılıp bilginin somutluluğuna varılır İdealist felsefede duyularla kavranan ’ı dile getirdiği ileri surulen somut ’a karşıt bir kavram olarak ve sadece duşunceyle kavranan ’ı dilegetirdiği ilerisurulen soyut, diyalektik felsefede ‘sınırlı bilgi ’ anlamını verir Daha acık bir deyişle idealist felsefede sadece duşuncede bulunan soyut, diyalektik felsefede bir bilgi bicimi olarak eksik olanın ya da eş deyişle parcanın nesnel gercekliğini de yansıtır Bilimsel bilgi surecinde nesnenin somutluğundan somut bir bilgiye varabilmek (eşdeyişle nesnenin somutluğunu kavramlarda yansıtabilmek) icin soyuttan somuta gidilir Bu demektir ki nesnenin somutluğundan yola cıkılır, o nesne parcalarında ve parcaları arasındaki ilişkilerde de tanınır, nesnenin butun yanlarını ve ozelliklerini yansıtan kavramlar elde edilir, bu kavramlardan bir kavramlar sistemi meydana getirilir ve nesnel somutluk kavramsal somutluk olarak yeniden kurulur Bu bilgi sureci somuttan soyuta gidilmesini de icerir, cunku butunun bilinmesi parcanın bilinmesini gerektirdiği gibi, parcanın bilinmesi de butunun bilinmesini gerektirir Bilimsel bilgi, nesnel gercekliğin kavramlarda yansımasıdır Ama bu kavramlar idealist felsefenin soyutlama anlayışında olduğu gibi nesnel gerceklikten soyutlanmış kavramlar değil, nesnel gercekliği yansıtan kavramlardır Eytişimsel felsefede soyutun somutlanması demek, nesnenin kavramlaştırılması demektir Bu da onun bilgi duzeyine yukseltilmesini dile getirir
Butunun ve parcalarının bilgisini yansıtan eytişimsel bağımlı ulamlar
Eytişimsel ozdekci felsefede somut, butunun ve nesnel gercekliğin bilgisini; soyut, parcaların eksik bilgisi ’ni dile getirir Somut, hem duyularla kavranan butunsel gerceği, hem de bu gerceğin insan bilincinde gercekleşen hakikatini dile getiren bir kavramdır Bilimsel bilgi surecinde nesnenin somutluğu ’ndan yola cıkılıp bilginin somutluluğuna varılır İdealist felsefede duyularla kavranan ’ı dile getirdiği ileri surulen somut ’a karşıt bir kavram olarak ve sadece duşunceyle kavranan ’ı dilegetirdiği ilerisurulen soyut, diyalektik felsefede ‘sınırlı bilgi ’ anlamını verir Daha acık bir deyişle idealist felsefede sadece duşuncede bulunan soyut, diyalektik felsefede bir bilgi bicimi olarak eksik olanın ya da eş deyişle parcanın nesnel gercekliğini de yansıtır Bilimsel bilgi surecinde nesnenin somutluğundan somut bir bilgiye varabilmek (eşdeyişle nesnenin somutluğunu kavramlarda yansıtabilmek) icin soyuttan somuta gidilir Bu demektir ki nesnenin somutluğundan yola cıkılır, o nesne parcalarında ve parcaları arasındaki ilişkilerde de tanınır, nesnenin butun yanlarını ve ozelliklerini yansıtan kavramlar elde edilir, bu kavramlardan bir kavramlar sistemi meydana getirilir ve nesnel somutluk kavramsal somutluk olarak yeniden kurulur Bu bilgi sureci somuttan soyuta gidilmesini de icerir, cunku butunun bilinmesi parcanın bilinmesini gerektirdiği gibi, parcanın bilinmesi de butunun bilinmesini gerektirir Bilimsel bilgi, nesnel gercekliğin kavramlarda yansımasıdır Ama bu kavramlar idealist felsefenin soyutlama anlayışında olduğu gibi nesnel gerceklikten soyutlanmış kavramlar değil, nesnel gercekliği yansıtan kavramlardır Eytişimsel felsefede soyutun somutlanması demek, nesnenin kavramlaştırılması demektir Bu da onun bilgi duzeyine yukseltilmesini dile getirir