Forumda yenilikler devam etmektedir , çalışmalara devam ettiğimiz kısa süre içerisinde güzel bir görünüme sahip olduk daha iyisi için lütfen çalışmaların bitmesini bekleyiniz. Tıkla ve Git
x

Son konular

Okuyun Batıldan Kurtulun!!!!

Okuyun Batıldan Kurtulun!!!!
0
134

iltasyazilim

FD Üye
Katılım
Ara 25, 2016
Mesajlar
0
Etkileşim
17
Puan
38
Yaş
36
F-D Coin
58
Selamun Aleykum kardeşlerim

Din nedir?

Din kesin yargılara dayanan ahlak prensipleri ve bunların uygulanmasıdır

Mümin:sözünde duran demektirMüslümanlığın şartlarına,dinin öğrettiğine tam manası ile uyan demektir

Müslüman:Allah’a teslim olmaya söz veren demektir Savaşta teslim olan kişi ne yapar? Teslim alanın bütün şartlarını kabul ettiğini beyan eder Kişinin Allah ile savaş yapması söz konusu değil Buradaki teslim oluş; iradî bir teslim oluştur Kişi şöyle ifade eder: “Hiçbir baskı altında olmaksızın, kendi iradem ile Allah’ın bütün şartlarını kabul ediyorum Bu kabul edişe müslüman oluş denilir


Her müslüman mümin değildirAma her mümin müslümandırBir müslümana mümin demek hayra yormaktan kaynaklanırAllah’ın bütün şartlarını yerine getirmeye söz veren kişi, hayatının sonuna dek, sözünde durur ise, mümin sayılır

Biraz daha açarsak:


Toplumda iman esaslarına inandığı halde, ticaret, hukuk, ceza gibi İslam’ın sosyal hayata bakan yönlerini kabul etmeyen kimselere rastlayabiliriz

Buna karşılık, hiçbir şeye inanmadığı halde, İslam’ın sosyal hayata getirdiği prensiplere taraftar olduğunu söyleyenlere de rastlamak mümkündür Konunun anlaşılması için öncelikle “İslamiman ve müslimmü’min kavramlarının içeriğine bakmak gerekiyor İslam; “teslim olmak, boyun eğmek demektir Terim olarak da “İslam, ALLAH Resulünün haber verdiklerini kabul edip, bütün varlığıyla teslim olmak, itaat etmek ve boyun eğmektir İslam’ı kabul edene de Müslüman denir

İman ise, bir şeye hiç tereddüt etmeden kesin olarak inanmaktır Terim olarak iman, ALLAH’ın varlık ve birliğine, Hazreti Muhammed’in (asm) O’nun peygamberi olduğuna ve peygamber olarak insanlara duyurduğu şeylerin hak ve doğru olduğuna inanmaktır Bu iki kavram, ruh ve beden gibi birbirinden ayrılmayan, ayrıldığında bir anlam ifade etmeyen şeylerdir

Konuyu açıklamak için ayet ve hadislerden birer örnek verelim Benî Esed kabilesinden bir topluluk, Peygamberimize geldiler Bunlar gerçekten iman etmedikleri halde ganimetlerden pay alabilmek için kelimei şehadet getirip mü’min olduklarını söylediler Peygamberimiz tereddüt içindeyken şu ayet nazil oldu: “Bedevilerden bazıları ‘İman ettik’ derler Onlara de ki: Hayır, iman etmediniz Siz ‘Müslüman olduk’ deyin Çünkü iman henüz kalbinize girmiş değildir1

Bir defasında Peygamberimiz, kalplerini İslam’a ısındırmak amacıyla birkaç kişiye ganimetten pay dağıtıyordu İçlerinden birisine bir şey vermedi Bunu fark eden Sa’d bin Ebi Vakkas, Peygamberimize sebebini sordu: “Ya ResulALLAH, falan adamı niçin bıraktınız? VALLAHi, ben onu çok iyi bir mü’min biliyorum dedi Peygamberimiz, “Yahut Müslüman buyurdu Hz Sa’d biraz sonra tekrar sordu: “Ya ResulALLAH, falanı niçin bıraktınız? VALLAHi ben onu iyi bir mü’min biliyordum Peygamberimiz yine “Yahut Müslüman dedi Hz Sa’d'in üçüncü defa sorusuna Peygamberimiz yine aynı cevabı verdi2

Zamanımızda da bu tür insanlar yok değildir Böyleleri inandıklarını söyledikleri halde Kur’ân’ın bazı hükümlerine karşı çıkarlar, Batı kaynaklı hükümleri kabul ederek onların uygulanmasını isterler Bu durumda olanlar “gayrı müslim mü’min sınıfına girerler, Müslüman olmayan mü’min olurlar Bunun tam tersi de söz konusudur Yani İslam’ın sosyal hayta getirdiği bazı ahkâmı kabul ettikleri halde, iman nimetinden mahrumdur, bunlar da “gayrı mü’min müslimdir; yani mü’min olmayan Müslümandır Her ikisi de yeterli değildir, kişiyi kurtarmaz Bu kabullerin âhiret açısından bir değeri yoktur Ancak ikisi bir arada olursa makbul görülür


1 Hucurat Suresi, 14
2 Müslim, İman:237
3 Mektubat, s 31



OKUMANIN ÖNEMİ ÜZERİNE

Hani hep derler ya çağımız teknoloji bilim çağı diyeÖncelikle size bunun ne kadar büyük bir saçmalık olduğunu belirtmek isterimÇünkü her çağ ,bilim ve teknoloji çağıdırBili ve teknoloji seviyesi ne olursa olsun bilim ve teknolojidirİlk çağda mızrak,yakın çağ da uçak ikisi de teknolojidirOkumanın ve öğrenmenin önemi hiçbir zaman değişmez yani her zaman aynıdırHatta öldükten sonra da bu dünyadaki kadar önemlidir öğrenmek Peki sevgili ne diyor bu konuda?:


Alak 96

1Yaratan Rabbin adıyla oku
2O, insanı bir alak'tan (embriyodan) yarattı




Ne dediği gayet açık ve netÖnce Hz Kuran'dan (AS) başlayarak ne bulduysan oku diyorÇünkü insanı ancak okumak olgunlaştırırTıpkı havanın (ilim) her şeyi temizleyip pislikleri yok etmesi gibi okumakta cahilliği temizler(Bakalım efendimiz (SAV) bu konu hakkında ne demiş :Cahillik en büyük musibettiryani pisliktir )Peki okurken hızlı mı okumalı yavaş mı?Ne demiş büyük zat: Yaratan Rabbin adıyla okuPeki bu ne demek?Yavaş,yavaş sindire sindire oku demekÇünkü yavaşlık Allah'tan (CC) acele şeytandandır Yaratan Rabbin adıyla okuaynı zamanda onun gibi davran demekYani acele etme anlayarak oku demekBakmak var görmek var,okumak var anlamak var


Peki neden Hz Kuran'dan (AS) başlıyoruz okumaya ve gerçekten onu okuduktan sonra her bulduğumuzu okumalı mıyız ve neden önce o kitaptan başlamak zorundayız?:

Evet bulduğumuz her şeyi okumak zorundayızÇünkü tüm ilmi öğrenmek zorundayızZaten öğrenmişiz,öğrendik,öğreniyoruz ve sonsuza kadar da öğrenmeye devam edeceğiz (Neden böyle olduğunu açıklayacağım)Her neyse dediğim gibi en yararlıdan yani kendi kitabımızdan başlayarak gereksizlere doğru ilerlemeliyizÇünkü insan hayatı kısadırO yüzden en önce işimize en çok yarayacak olanları en önce öğrenmeliyizKendi kitabımızdan başlamamızın bir sebebi daha var tabiBir adamın önüne ilk önce bozulup değiştirilmiş İncil ve Tevrat'ı koyarsan ne olur?Kafası karmakarışık olurAynı şekilde hiç bir inancı olmayan adam her zaman dinle ilgili ilk okuduğu kitaplardan etkilenirÇünkü inanç konusunda akıl genellikle çaresizdirBu yüzden çok az insan aklıyla iman ederGerçektende akıl vahşi bir at gibidir mahmuzundan tutmayı bilmeyen sahibi hep yanlış yerlere götürürBu yüzden inançta ilerleme yolu için önce kalp seçilmiştirPeki inanç şartmıdır?Evet kesinlikle gereklidirİnançsız kişiler ölüden beter durumdadırSağlıklı bir birey olmak için doğru bir inanca sahip olmak gerekirMerakla yaşamak insanı geliştirir,şüphe bireyi yer bititirÖzellikle yaratılışla ilgili şüphe bireyi rezil ederEvet iki nedeni de söyledim umarım anlamışsınızdır


Cahil:Cahil bilgisi eksik olan demektirHer şeyi bilense yalnız Allah'tır (CC)Cahil diyorum diye bozulmayın yani bende cahilimAma şunu da unutmayın cahilliğin de ölçüleri vardırArtık ilimde yükselmenin cahillikte düşmenin zamanı geldi

Dogmatizm nedir?: Çeşitli dogmaları (asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri) kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa dogmatizm denir Temelde skolastik bir anlayıştır, modern çağda değişme ve gelişmeyi yadsıyan öğretileri ve anlayışları adlandırır

Dinin mutlak hükümlere dayandığı doğrudurBu benzerlik yüzüden çoğu kişi dine dogma derAma din asla dogma değildirDogma değildir çünkü bizim dinimiz (ve tüm diğer ilahi kitaplara dayalı dinler) asla ve asla gelişmeyi (ilimi ve teknolojiyi) reddetmezAksine İlim Çin'de de olsa gidip alınız!demiştir güzel efendimiz (SAV)İşte bu noktada dogmadan ayrılır



Oysa hala efendimiz eliyle yemek yiyiyordu diye eliyle yemek yiyenler varTüm sünnetleri layıkıyla uyguladınız da sıra ona geldi değil mi?Kaldı ki efendimiz bugün yaşasa kesinlikle çatal kaşık kullanırdı ama siz elinizle yemeye devam edinZaten Allah (CC) buyuruyor ki:

177 İsra suresi

İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz Kötülük ederseniz o da kendinizedir

Elinde imkan varken kullanmamak büyük cahilliktirCahillikte en büyük musibettirEfendimizin (SAV) imkanı yoktu ama sizin var,o olsaydı kullanırdıPeki siz neden kullanmayıp kendi kendinize işkence ediyorsunuz?


İşte durumumuz bu: zaman ilerledi biz geriye gittikPeki kurtulmanın yolu yok mu var tabi: Dinimizi tam manası ile anlamak ve tam manası ile uygulamak!Şimdi tarih bilimden faydalanalım biraz:


KARTALLARIN KANADINI YOLMAK,SONRAKİ NESİLLERİN KARTAL OLMALARINI ENGELLEMEZ
DÜNYA ÖLÇEĞİNDE ÖNCÜBÜYÜK ÜLKE OLMANIN KODLARI
1Allah'a ve Peygamberi'ne itaat ediniz Aranızda tartışmaya, çekişmeye düşmeyiniz Yoksa moraliniz bozulur, hızınız kaybolur Sabrediniz Çünkü Allah sabırlılar ile beraberdir (Enfal46)

2“Alimin(Bilgin insanın)Kaleminin mürekkebi şehitlerin kanlarından üstündürKalemin önemi ve işlevini anlatan Kur’an da,kalem suresini indiren gene Allah'dır (CC)

“İki günü eşit olan zarardadır!:)Her gün bilgisini geliştirmeyenöncekinden farklı iş yapmayan)

“Bilgi edinmek,okumak öğrenmek bütün müslümanlara farzdır!

Peygamberimiz (SAV): Ben öğretmen olarak gönderildim!

“Alimin(bilgin kişinin) uykusu cahilin ibadetinden daha hayırlıdır!

Yetmedi mi bu kadar cahillik!Hadi açın gözünüzü yeter!

3Bir gün medine de olmayan bir aydınlatıcıyı Medine ye getirerek Camiyi aydınlatan kişiye peygamberimiz (SAV) : Sen bizi aydınlattın,Allah'da (CC) senin kabrini aydınlatsın diye iltifatta bulunmuştur

İlim, teknoloji, mimarî, sanat, hukuk, sosyal hayat, eğitim ve diğer konularda geri kalmamız bizi ümitsizliğe sevk etmesin Zira, tarih kesin bilgidir:
müslümanlar İslâmiyete sarıldıklarında ilerlediler, huzur ve mutlu fertler, aileler, toplumlar oluşturdular ve insanlığa da hizmet ettiler: Selçuklu,Abbasi,Osmanlı, vs
Osmanlının devlet yapılanması gerçekten çarpıcı Osmanlıyı yükselten sır, Şer’î (hukûkî) devlet olmasıdır

Tarihe baktığımızda,İslam dinini getiren Peygamber efendimiz (SAV),kızlarını diri diri toprağa gömen,birbirlerine baskınlar yapan bedevi(göçebe )insanları bir araya getirmiş ve onlardan dünyaya bilgisanatbilim yayılmıştırBu insanlar daha peygamber (SAV) hayattayken devirlerinin süper güçleriyle savaşacak hale gelmiştirÖrneğin Bizans ile savaşılmıştırDaha sonra Hz Ömer zamanında zamanın süper gücü olan İran devleti fethedilmiştirDaha sonra Selçuklular,bu dinin kurallarını benimsemişler ve süper güç olmuşlardırEmevilerAbbasiler hakezaO halde biz yine kendine tam bağlı kalanı süper güç haline getiren İslam a uyarsak yine Dünya'da süper güç olabiliriz

Çoğu zaman ya gözden kaçıyor veya kaçırılmak isteniyor: Osmanlı’yı ihya eden, ayakta tutan, yükselmesine vesîle olan İslâmiyet tir, buna uygun örfüdür, ahlâkıdır Ne kadar İslam , o kadar ilerleme ve ahlâk! Bunu basit bir mantık ile de anlayabiliriz Eğer Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş devirlerini incelersek, müslümanların o devirde İslâm’a sarıldıklarını ve onu hayatlarının bütün safhalarına yaydıklarını görürüzAlınız Osman Gazi ve devrini, alınız Fâtih Sultan Mehmed ve Kanûni Sultan Süleyman devirlerini ve en nihayet 1697 Karlofça Anlaşmasına kadar olan devreyi;dinin en çok yaşandığı zaman, İslâm prensiplerinin hâkim olduğu zamandır Yükselme, ilerleme, adâlet, ahlâk, ihtişam, hoşgörü, saygısevgi ve insanlık da bu devrede zirvededir Gerilemenin ise, İslâm ahlâkı ve anlayışından uzaklaşılması nisbetinde hız kazandığını görüyoruz Ve nihâyet Osmanlı, onu yükselten ahlâkî değerleri terk etmesinin faturasını, tarih sahnesinden silinerek ödedi!


Ha bu şu demek değildir ki amacımız dünya ya hakim olmakHayır dünyaya hakim olmak sadece asıl amacımızı gerçekleştirmek için bir araçtırYoksa hiçbir ırkın diğerine üstünlüğü yokturBunu peygamberimizin veda hutbesindeki sözlerinden de anlayabiliriz:

Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz

Peki bu ne demektir?Bu şu demektirBildiğiniz gibi peygamberimiz tüm dünya ya İslam dinini öğretmek için gelmiştir ve bunun için cihad yapılmıştırCihad ın gerçek amacı tüm dünyaya egemen olmak değildirCihad ın gerçek amacı İslam' dinini tüm dünyaya yaymaktırDünya da gerçek bir huzur ve refah ortamı oluşturmaktırZaten bir düşünün dinimiz kişisel çıkarlar için kan dökmeyi en büyük günahlardan saymıştırPeki sorarım size peygamber efendimiz Kuran'da yasaklandığı halde gereksiz yere başka toprağa göz diker mi?Evet Kuran 'ı açar okursanız görürsünüzSavaş ancak dini yaymak amaçlı farzdır ve kendi toprağını savunmak için (Cihad gereksiz yere saldırıdan ayrıdırCihad yapılmadan önce saldırılacak ülke uyarılırUyarıyı kabul etmezlerse saldırılırSavaştan sonra da ele geçirilen yerdeki masumlar katledilmezZaten cihad ın yapılış sebebi o masum insanları doğru yola getirmektirBunu yapmak içinde önce onlara baskı yapan zalimleri ortadan kaldırmak gerekirCihad ın aslı budurKalabalıkta bomba patlatıp masumları öldürmek değildir) Yoksa dinimiz onlar size saldırmadıkça sizde kişisel çıkarlarınız için onlara savaşmayın diye defalarca belirtmiştir:

Cihad ın gerçek amacı:


2Bakara

190 Size karşı savaş açanlarla siz de ALLÂH yolunda savaş açın Fakat haksız yere saldırmayın Sakın aşırı gitmeyin muhakkak ki ALLÂH haddi aşanları sevmez

190 numaralı ayetin tefsiri: Onlar size saldırmadıkça sırf kafirler diye onlara saldırmayın!


191Onları nerede yakalarsanız öldürün Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın Fitne, adam öldürmekten beterdir Yalnız, onlar, Mescidül Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın, fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa siz de onlarla savaşın İşte kâfirlerin cezası böyledir


191 numaralı ayetin tefsiri:



Bir önceki emir açısından bakıldığında (190), (Allah yolundayapılan bir kurtuluş savaşı olarak) onları karşılaştığınız her yerde öldürünbuyruğu, yalnızca, savaş açanların saldırganlar ve zalimler şeklinde anlaşılması halinde o anda devam etmekte olan düşmanlıklar bağlamında geçerlidir (Râzî); Fitne'nin bu bağlamda baskıolarak çevrilmesinin gerekçesi, bu terimin insanı sapıklığa götüren ve manevî değerlere inancını kaybetmesine yol açan her türlü müdahale için kullanılmasıdır (karş Lisânu'l‘Arab)


Fitne, adam öldürmekten beterdirArtık yapılacak bir şey kalmamışsa karşındaki akıllanmıyorsa sıra cihada gelmiş demektirEvet adam öldürmek ve savaş hoş bir şey değildirAma sapkınca yaşayanları öldürmek onlar için daha hayırlıdırEn azından daha fazla günah işleyemezlerİşte cihad bu yüzden çok kutsaldırÇünkü cihad gerçekten çok zorlu bir şeydir

İşte üstteki ayet yanlış anlaşıldığından (191) şimdi kendisinin cihad yaptığını zanneden ve masum insanları katleden teröristler kendini haklı görüyorOysa bu ayet her gördüğünüz kafiri gördüğünüz yerde öldürün manasında değildirÖyle olsa dinimizin amacına mantıken aykırı olur zaten!Dinimizin amacı nedir herkesi güzellikle doğru yola getirmekDinde zorlama yoktur!Ve her sapkın kişinin bir gün doğru yolu bulma ihtimali vardırKafirlerin hayatta tutulmasının ve İslam ın onlara da anlatılmasının sebebi budur zatenBu din hepimize geldiPeygamberlerin görevi dini herkese anlatmaktıBunlar inanmadı bir daha inanamazlar diye çekip gitmedilerAllah ta onlara ölene kadar doğru yolu bulmaları için süre tanıyorBize ne oluyor da Allah'ın hükümlerine karşı geliyoruz?
İşte dinimizi anlamayanlar yüzünden kafirler dinimize karşı ön yargılı yaklaşıyorBiz onlar gibi davranır her yerde bomba patlatırsak onlardan ne farkımız kalır?Mümin kendisine bakıldığında bu ne güzel insan dedirten kişidirAma şu halimize bir bakın?!İşte bu yüzden her mümin (Mümin olduğunu) sananMümin dememiz hayra yormaktandır) mümin değildir!


193 Fitne tamamen yok edilinceye din ve itaat yalnız ALLÂH’a mahsûs oluncaya kadar onlarla savaşın Eğer inkârdan ve tecâvüzden vazgeçerlerse, bilin ki zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur

193 numaralı ayetin tefsiri : Cihad ın amacı İslam dinini dünyaya yaymaktırEğer
tüm dünya İslam dinine tam olarak uyuyorsa artık cihadı durdurunKişisel çıkarlar için birbirinizi katledip günaha girmeyin!

244 ALLÂH yolunda savaşın ve bilin ki ALLÂH her şeyi işitir, her şeyi hakkıyla bilir

244 numaralı ayetin tefsiri: Allah için savaşın kendi çıkarlarınız için değilZalim olmayın!

216Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür Allah bilir, siz bilmezsiniz

216 numaralı ayetin tefsiri:Gerçek müslüman (mümin kişi) savaştan hoşlanmazAma zalim kafirin ölümü fitneyle yaşamasından iyidirÇünkü zalim kafir masumların gerçeği görmesine engel olur


4 NİSÂ



76İmana ermiş olanlar Allah yolunda savaşırlar, hakikati inkara şartlanmış olanlar ise şeytani güçler uğrunda O halde Şeytanın dostlarına karşı savaşın; Şeytanın hile ve tuzakları kesinlikle zayıftır

94 Ey îmân edenler! ALLÂH yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganîmete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin demeyin ALLÂH katında pek çok ganîmetler vardır Daha önce siz de öyle idiniz de ALLÂH size lütufta bulundu (müslüman oldunuz) Onun için iyice araştırın Çünkü ALLÂH yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır

8 elEnfâl

39 Dünyada fitne kalmayıp din, tamamen ALLÂH’ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın ALLÂH zâten onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir

39 numaralı ayetin tefsiri:Cihad yaptığını sanıp gereksiz yere döken kan döken zalimleri Allah görmektedirSakın onlardan olmayın!

60Mümtehine


8 Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez Çünkü Allah adalet yapanları sever

9Allah sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardım eden kimselere dost olmaktan men eder Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır


9Rad

13Yeminlerini bozan, Peygamber'i yurdundan çıkarmaya azmeden ve üstelik ilk önce size saldırmaya başlayanlara karşı savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer mümin iseniz her şeyden önce Allah'dan korkmalısınız

Ayetin tefsiri: Dediğimiz gibi savaş açmak iki yolla olur 1cihad 2savunma amaçlı savaşBu ikisini imkan varken yapmamak günah ve korkaklıkBu ikisi dışında savaş çıkarmaksa zalimliktir ve Allah zalim kimseleri sevmez!


Halifelik devrinden sonra sırf dünyaya egemen olmak için cihad adı altında savaşlar yapılmıştırBunlar gerçek cihad değildirCihad ın amacı dini yaymaktırAma insanlar sırf dünyaya hakim olmak için dinimizi araç olarak kulandılarBu çok büyük yanlıştırMilliyetçilik için dinin kullanılması büyük günahtırPeki milliyetçilik gerçekte nedir?:


Gerçek Milliyetçilik

Milliyetçilik akımı devletlerin sınırları içerisinde bulunan insanları dış güçlerin bölücü oyunlarından korumak için ortaya attığı birliğe dayalı kavramdırMilliyetçilik insanları vatan için çalışma ortak ülküsüne çağırırVe bunu yaparken de vatandaşları arasında din,dil,ırk ayrımı yapmazGerçek milliyetçilik dünya üzerinde aslında sınırların olmadığını tek bir devlet olduğunu bütün milletlerin kardeş olduğunu görmektirOysa ırkçılık çoğunlukla milliyetçilikle karıştırılmaktadır:

Irkçılık

Irkçılık genel olarak çeşitli insan ırkları arasındaki biyolojik farklılıkların kültürel veya bireysel meseleleri de tayin etmesi gerektiğine ve doğal sebeplerle bir ırkın (çoğunlukla kendi ırkının) diğerlerinden üstün olduğuna ve diğerlerine hükmetmeye hakkı olduğuna duyulan inanç veya bu değerleri kabul eden doktrindir Ortaya çıkış nedenleri arasında çoğunlukla ekonomik nedenleri olması yanı sıra düşünsel nedenlere de dayanmaktadır

Şimdi gelelim asıl konuyaDünya da hem milliyetçilik hem ırkçılık kavramı kişisel çıkarlar için kullanılmıştırMilliyetçilik esasen ülke içi birliği sağlamak için ortaya atılmış bir kavram olsa da sonradan bu bazı kişiler tarafından öylesine kullanılmıştır ki kötü sonuçlar doğurmuşturMilliyetçiliği evirip çevirerek bölücülüğe hizmet etmesi için şöyle bir hal verdiler:

Evet topraklarınıza sahip çıkın ama sadece sizin üzerinde yaşadığınız araziyeHerkes yalnız yaşadığı araziye sahip çıksın!Ne oldu bunun sonucunda?
Başta Yugoslavya dahil olmak üzere pek çok ülke bölündüDış güçlerden korunmak için bulunan milliyetçilik kavramı birileri tarafından öylesine değiştirildi ki başta onlardan korunmak için yapılmış olan silah onların eline geçti!

Öğrenmeye Başlıyoruz

Dogma:

Sevgili kardeşlerim şunu bilin ki bizim dinimiz kesinlikle bir dogma değildirMutlak hükümlere dayalı olduğu doğrudurBu mutlak hükümleri sorgulamak günahtır denirPeki neden öyle denir?İnsanlarda bu kuralların hepsini açıklayacak bilgi olmadığı ve şaşırabilecekleri içinYoksa Hz Kuran'da (AS) yazanları istediğiniz kadar sorgulayın hepsi doğrudurHiç biri diğeri ile çelişmezÇeliştiğini sanmak cahillikten kaynaklanırOysa ki en güzel iman hem akıl hem de kalple yapılan imandır

Bu başlık altında yavaş yavaş Hak ve batılı birbirinden ayıracağız inşAllah :

Hadisi Şerif
İnsanlara bir zaman gelecektir ki Kuranı Kerim'in yalnız resmi, İslam'ın yalnız ismi kalacaktır Onlar İslam'dan en uzak insanlar oldukları halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır


Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın (CC) adıyla

Bakara süresi 185 ayet:

Diyanet İşleri

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir

Elmalılı Hamdi Yazır

O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin Allah size kolaylık diler zorluk dilemez Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister Umulur ki şükredersiniz


Evet arkadaşlar elimizde böylesine kesin konuşan en sağlam delil varken toplumumuzda saçma sapan bidatlar almış yürümekteÇünkü insanlar açıp Kuran okumuyor dinlerini başkalarından öğreniyorlar:

İnsanlara bir zaman gelecektir ki Kuranı Kerim'in yalnız resmi, İslam'ın yalnız ismi kalacaktır Onlar İslam'dan en uzak insanlar oldukları halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır

Peki ne demek Kuranı Kerim'in yalnız resmi kalacak demek?Basitçe açıklıyayım:
Bir köylüyü resim sergisine götürürseniz ne olur?Bakar bakar hiçbir şey anlamadan giderPeki Arapça bilmeyen birine durmadan Arapça Kuran okutursanız ne olur?Aynı şey olur bakar bakar aklı hidayete ermez ancak kalbi hidayete erer (Oda okuduğunun hikmetinden kendi başarısı değil)Oysa en güzel iman hem akıl hem kalple yapılan imandır

Anlamadıktan sonra koskoca Hz Kuran (AS) bile bir işe yaramaz arkadaşlarHiç düşündünüz mü böylesine yüce bir bilgi kaynağı bize gelmişken neden peygambere ihtiyaç vardıCevap çok basit: En güzel söz bile onu yapacak bir olmadıktan sonra lafta kalır
İşte en güzel sözü Allah (CC) söyledi Muhammed (SAV) uydu ve en yüce insan olduOysa o olmasaydı yalnız kitap gelseydi ne olacaktı?Cahiller hiç bir zaman içindekini anlamayacaktı ve büyük ihtimalle dalga geçip bir kenara atacaklardı

Ne kadar anlatırsan anlat karşıdaki anlayabileceği kadarını anlar

Hz Mevlana

Önce lafa bakarım laf mı diye,sonra söyleyene bakarım adam mı diye

Hz Mevlana


Cahilseniz siz önce lafa değil bana bakar benim de kim olduğumu bilmeden peşin hüküm verirsiniz ama olsunMadem önce lafa değil söyleyene bakıyorsunuz öyle olsun alın bakalım :


122 YUSUF SURESİ 2 AYET:

Diyanet Vakfı
YÛSUF 2 Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik
Diyanet İşleri

YÛSUF 122 Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik


Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onu bir Kur’an olmak üzere Arabî olarak indirdik, gerek ki akıl erdiresiniz

Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, Biz onu bir Arapça Kur’an olarak indirdik Umulur ki, siz güzelce anlarsınız

Hasan Basri Çantay
Hakikat biz onu, (manâsına) akıl erdiresiniz diye, Arapça bir Kur’an olarak indirdik

Muhammed Esed
Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümsersiniz

Abdulbaki Gölpınarlı
Onu, akıl edesiniz diye Arapça olarak Kur’ân’da indirdik

Süleyman Ateş
Biz onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ki anlayasınız

Suat Yıldırım
Düşünüp mânasını anlamanız için Biz, onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik

Ali Bulaç
Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik

Edip Yüksel
Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız

İbni Kesir
Doğrusu biz; onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur’an olarak indirdik


Gördüğünüz gibi özellikle sizin ana dilinizde (Arapça) yolladık ki anlayasınız diyor büyük zatArapça olmasının bir hikmeti de diğer dillere göre ezberinin çok kolay olmasıdırArapça ezberleyin Türkçe okuyun!

Size bununla ilgili bir de kısa hikaye:

Bir gün bir kadın küçük çocuğunu da alıp kiliseye götürürAyin başlarÇocuk sorar: Anne neden latince konuşuyoruz tanrı bizim dilimizi anlamıyor mu?

1Onlardan bir grup var ki, Kitâb'da olmayan bir şeyi, siz Kitâb'dan sanasınız diye dillerini eğip büker (uydurdukları sözleri, vahiymiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, kitâbın sözlerine benzetmeye çalışırlar) ve: 'O Allah katındandır,' derler Oysa o, Allah katından değildir Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler (Âli İmrân Sûresi, 78)

Peki ortalığın bu kadar çok sahte hacı hocayla dolmasının sebebi nedir?İşte işin en acı noktası bu zatenİnsanlar Kuran'ı Kerim'i kendi dillerinde okumayacak kadar cahil

Neden Arapça?

Bu güzel Nur'un Arapça olarak gelmesinin sebebi gayet net :Arabistan'a gelmiş olmasıŞimdi biliyorum ki beni anlamadınız ve kızgınsınız ama yazının devamını okumadan çekip gitmeyinBen demiyorum ki Arapça okumayınAbdest duası hariç ezbere bildiğim tüm dualar sureler ArapçaBen size diyorum ki Kuran muhafaza olsun diye korkup Arapça ezberliyor iseniz bir lafım yokAma Türkçe sini bir kenara atıp bırakmayınBozulma meselesine gelince ki işin can alıcı noktası bu Allah (CC) kutsal kitabımızın hiçbir şekilde ama hiçbir şekilde bozulmayacağını garantilemiştirYani kitabı Çince ye de çevirseniz bozulmazAma insanlar nedense bu söze inanmayıp kendilerince cahil cahil önlemler alıyorlarZannediyorlar ki bu bozulmama hikmetinin meselesi Arapça muhafaza olması sayesinde olurHayır efendim yok öyle bir şeyAllah'ın (CC) vaadi haktırŞimdi gelelim ikinci meseleyse herkes Arapça'nın tam olarak çevirisinin mümkün olamayacağına kafayı takmış, peşin hüküm
vermiş durumdaSevgili arkadaşlar sorarım size madem öyle,o zaman bu kadar meal ne diye ortada dolaşıp duruyorDiyelim ki dediğiniz doğru olsunŞimdi size olayı bilimsel olarak açıklayayım:

İnsan doğduğunda ilk hangi dili öğrendiyse beyni o dili temel alırBu bilimsel olarak kanıtlanmış bir şeydirİnsan ilk öğrendiği dille düşünürBence bu konuda bilimsel ispata da gerek yokBirisi size pencildediğinde kafanızda önce kaleme ,cheese dediğinizde peynirsözcüğüne otomatik tercüme olup sonra bu nesnelerin şekillerini kafanızda canlandırmıyor musunuzİnanmıyorsanız deneyin ,istediğiniz yabancı dilde istediğiniz kadar kelimeyi deneyin de görünNeyse dediğim gibi bu Hz Kuran (AS) için de geçerliYani Arapçayı sonradan öğrenip o şekilde kutsal kitabımızı okursanız beyin anlamını idrak etmek için yine Arapçayı ana dilinize çevirecekBu konuda yapabileceğiniz bir şey yokYani sizin mantığınızla Arap olarak doğmadıysak dinimizi tam olarak öğrenemeyiz sevgili arkadaşlar Şimdi gelelim diğer meseleye diyelim ki dediğiniz doğru Arapça daha eski bir dil olduğundan bizim dilimiz o dildeki kavramları karşılamakta yetersiz kalıyorPeki kelime nedirKelime bir kavramı anlatmaya yarayan araçtırPeki sonradan yrni kavramı karşılayacak yeni bir kelime türetilemez mi?Diyelim ki başka bir dilde bir kavramı karşılayan sözcük var ama onu karşılayacak sözcük bizim dilde yokMesela gönül kelimesi ArapçadırBizim dilimizde bu kavramı karşılayacak kelime olmadığından direk olarak olduğu gibi almışızBazen kavram aynı kelime farklıdırMesela kardaş ve kardeşKarşıladıkları kavram aynı sadece söyleyiş farklıYani diyorum ki dediğiniz doğru olsa bile ki değilBu kötü bir şey değil dilimizi zenginleştirmemiz için çok güzel bir fırsattırKuran da dilimizin karşılayamayacağı bir kavramı simgeleyen bir sözcük varsa ya Arapça da bulunan kelime halini direk alırız ya da aynı kavramı karşılayacak yeni kelime türetirizHer iki yolda dilimizi zenginleştirir
Peki hala inanmadıysanız sorarım size:Anlattıklarımın hepsi doğru araştırabilirsinizSize mantık ve çerçevesinde her şeyi anlattım ama cahilin saygısı makama bunuda iyi bilirimO yüzden kendinize şu soruyu sormanızı rica ediyorum: Sizin saçma mantığınızla Arap olarak doğmayanın müslüman olması imkansızAma Allah (CC) ki her şeyi bilendir görendir bu durumu niye böyle yapmışta peygambere İslam dinini tüm Dünya ya yayması için emir vermiş olsun?


Cevap basit:ÇÜNKÜ SİZİN SÖYLEDİĞİNİZ SAÇMALIKTAN VE CAHİLLİKTEN BAŞKA HİÇBİR ŞEY DEĞİL!!!!!!BAKIN YÜCE YARATICI ALLAH (CC) BU KONU HAKKINDA NE DİYOR?:


122 YUSUF SURESİ 2 AYET:

Diyanet Vakfı
YÛSUF 2 Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik

Diyanet İşleri
YÛSUF 122 Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik


Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onu bir Kur’an olmak üzere Arabî olarak indirdik, gerek ki akıl erdiresiniz

Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, Biz onu bir Arapça Kur’an olarak indirdik Umulur ki, siz güzelce anlarsınız

Hasan Basri Çantay
Hakikat biz onu, (manâsına) akıl erdiresiniz diye, Arabca bir Kur’an olarak indirdik

Muhammed Esed
Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümsersiniz

Abdulbaki Gölpınarlı
Onu, akıl edesiniz diye Arapça olarak Kur’ân’da indirdik

Süleyman Ateş
Biz onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ki anlayasınız

Suat Yıldırım
Düşünüp mânasını anlamanız için Biz, onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik

Ali Bulaç
Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik

Edip Yüksel
Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız

İbni Kesir
Doğrusu biz; onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur’an olarak indirdik


Alın okuyun hangisinin anlamı diğerinden farklı?Hangisi farklı bir şeyi anlatıyorHepsini okuyup okuyup diğeriyle karşılaştırınHani bozulma nerede?Önemli olan anlamıdırYoksa Arapçada yazsanız küçük harf hataları olurÇünkü biz insanızAma Allah (CC) söz vermiş demiş ki :Merak etmeyin siz insani hatalar yapıp harfleri yanlışta yazsanız anlamı bozulacak kadar çok hatayı isteseniz de yapamazsınız

2Şimdi gelelim ikinci meseleye insanlar yüce kitabımızı ve dinle ilgili diğer kitapları matbaalarda takır takır çoğaltıp para karşılığı satıyorlarDin üzerinden para kazanmak haramdırBir şey dini öğretmek için yapılıyorsa hayır olarak yapılmalı, zengin olmak için değilHadi diyelim ki ilim var para yokO zaman ne yaparsın basarsın kitabı matbaa masraflarını karşılayacak kadarını alır ödersinÇünkü matbaa kağıdı işlemekle mükellef,o kağıdı işlemek için dinle alakasız bir emek sarf ediyorZaten başka kitap olsa da basacak, yazdığından kazanıyor(Ama sen zaten yapman gerekeni para karşılığı yapıyorsunHz Kuran'ı (AS) zaten biliyorsan öğretmek mealini çevirmek,ya da dinle ilgili diğer doğru bildiklerini öğretmek boynunun borcudur)Tamam sattın dini eserleri güzel bir iş yaptın matbaa ya da payını ödedin ama para arttıO para senin hakkın değilİnsanlar kitabı ayetleri öğrenmek için aldı sen para kazanıp zengin ol diye değilNe yapacaksın o yüzden artan parayı zekat olarak ilk önce fakirlik faziletine sahip olan gerçek fakirlere dağıtacaksın (fakirlik faziletine sahip olan yani,dilenmeyen,çalışıp geçimini sağlayacak parayı kazanamayan,buna rağmen açlıktan ölecek olsa bile susup sabreden kişiler)Ne demek istediğimi anlamamakta ısrar eden çok olacak biliyorum onlardan ricam aşağıda yazanları bir okusunlar:


Bakara 83:Hani, biz İsrailoğulları'ndan, Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksinizdiye söz almıştık Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz

Bakara, 41 : 'benim âyetlerimi birkaç paraya satmayın'

Bakara, 79 : 'Kitâbı elleriyle yazıp, az bir paraya satmak'

Bakara, 174 : 'Kitâbdanonu birkaç paraya satanlar var ya'

Ali İmrân, 187 : 'attılar ve ona karşılık birkaç para aldılar'

Nisâ, 44 : 'Sapıklığı satın alıyorlar'

Mâide, 44 : 've benim âyetlerimi az bir paraya satmayın!'

Tevbe, 9 : 'Allah'ın âyetlerini az bir paraya sattılar'


3Şimdi gelelim üçüncü meseleye bir alkol içersen kanından kırk gün çıkmaz,40 gün camiye mescide gidemezsin muhabbeti dönüp durmaktaBen bunu öğrendiğimde henüz Kuran okumaya başlamamıştım ama ona rağmen bunu duyunca çok kızmıştımÇünkü böyle bir saçmalığın bizim dinimizde olamayacağını gayet biliyordumÇünkü ben hem aklım hem kalbimle inanmaktan yanayımNeyse
Hz Kuranı Kerim'i (AS) okurken birde ne göreyim :


Nisa Suresi 43 ayet:

Diyanet Vakfı Meali

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar cünüp iken de yolcu olan müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Sarhoş iken namaza yaklaşmayın: Söylediğinizi bilinceye kadar, cünüb iken de yoldan geçmeniz başka guslünüzü edinceye kadar, ve eğer hasta olur veya seferde bulunursanız veya biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunursanız da suya güç yetiremezseniz o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin: Niyyetle yüzünüze ve ellerinize mesheyleyin, cidden Allah afvi çok bir gafur bulunuyor


Yapmayın etmeyin bizim dinimiz de ne zaman batıl gördünüz?Peki bu ayet ne demek istiyor?Bu ayet demiyor ki içki helaldirBu ayet diyor ki yaptın biri hata içki içtinCamiden uzaklaşıp yaptığın hatayı yüze katlamaNamaz senin boynunun borcuÖlçüsü bile belli düzgün konuşana (ayılana) kadar

Şimdi gelelim bir de gelelim içinde alkol var diye kolonya bile süremeyen cahil kardeşlerimizeŞunu bir okusunlar bakalım:


Bakara süresi 219 ayet:



Diyanet İşleri

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır Ama günahları yararlarından büyüktür Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar (zekat) De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz


Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana şarap ve kumardan soruyorlar De ki: «Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlara bazı yararlar vardır Ancak günahları yararlarından daha büyüktür» Yine sana neyi başkalarına vereceklerini soruyorlar De ki: «Sizi sıkmayanını» Allah, düşünesiniz diye, ayetlerini size böylece açıklıyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş 2)

Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor Umulur ki siz düşünürsünüz


Evet arkadaşlar şarabın kalbe faydalı olduğu bilim adamları tarafından bilimsel olarak ta kanıtlanmıştırAma bu demek değildir ki için diyorumHayırAyet ortada zararları o kadar büyük ki yararları devede kulak kalırPeki neden tamamen yasak neden bir bardakta olsa içip bırakmıyoruz?Cevap çok basit: İçki ve sigara öyle birer illettir ki en iradeli insan bile Bir kereden bir şey olmazdiyerek başlarKumara gelince o da aynı şekildeFakir bir aile kumar yoluyla zengin olup düze çıkabilir bu yararlıdırAma bu aile düze çıkınca rahata ve çalışmadan kazanmaya alışır,tembelleşirAyrıca kumar alkol ve içkiden bile çok bağımlılık yapan bir şeydirÇünkü hırsa dayalıdırVe iblisin en büyük iki silahı hırs ve kibirdir


Kanaatten kimse ölmedi hırsla da kimse padişah olmadı

Hz Mevlana

Neyse şimdi içinde biraz alkol vardır korkusuyla bayramda uzatılan çikolatayı yiyemeyen,kolonya kullanamayan arkadaşlara gelelimYahu be adam sakatlanınca ne yapacaksın sen?Ameliyat için narkoz verecekler,yaraları alkolle temizliyeceklerYine dini batıla sürüklüyorsunuzAkıllıca bir düşünün yani!Ayeti okudunuzAllah (CC) zorda kalmadıkça alkol ve domuz etini yasaklamıştır zatenYoksa ufak bir temizlik amaçlı kolonya kullanmanın kime ne zararı olabilirÇikolata konusuna gelince de yemesen iyi olur ama içinde alkol varsa da yiyince ölmezsin korkma,aklını kullan biraz!Her gün o çikolatalardan yersen tabi günahtırAma her gittiğin yerde sırf bu düşünce yüzünden ikramı reddersen bayram geleneği falan kalmazSen namazını beş vakit kılıyor,zekatını veriyor,her gün Kuran okuyor,her gün yeni bir şey öğreniyor ve çalışıp hakkını kendin kazanıyor,fuhuştan uzak duruyor,komşunu doyuruyorsan,kumar ve alkol bağımlısı da değilsen sıra çikolatadaki alkole gelsinKorkma kimse onunla cehenneme gitmezZaten sarhoşlukta Allah'ın (CC) bir nimetidir, içmeyi bileni aşka yaklaştırırAma içmeyi bilmeyen cahiller yüzünden yasaklanmıştırOysa bakın:


47Muhammed Suresi 15 ayet:

Diyanet İşleri

Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır Rablerinden de bağışlama vardır Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Gördüğünüz gibi alkole dokununca cehhenemliksin diye bir şey yokBu şeytanın cahil insanlara bir vesvesidirAksine yüce Allah (CC) cennetinde şaraptan nehir vaat ediyor!Daha ne olsun?Ama işi abartmanın alemi de yok gidin için demiyorumSadece aklınızla hareket edin yeterOnda alkol vardır yemiyim cehenneme giderim,bu domuz etidir yemiyim diye herşeyi didik didik ederseniz açlıktan susuzluktan ölürsünüzMadem o kadar hassassınız din konusunda o zaman gidin yemeğinizi kendiniz alın ve kalan o saydığım tüm farzları yerine getirinSöylemek istediğimi hala anlamadıysanız son kez bir daha söyleyeyimİçki haramdır ama her yer den de içki ve domuz eti beklemek vesvesedirUnutmayın Allah (CC) affedendir


OLGUNLUK ÜZERİNE

Evet sevgili kardeşlerim şimdi gelelim olgunluğun tanımınaHer şeyin olduğu gibi olgunluğunda bir seviyesi verdirOlgunluğun en üst seviyesi insanı kamil mertebesidirBu seviyedeki kişi farzları eksiksiz uygular,sünnetleri eksiksiz uygular,tüm faziletlere sahiptir,sürekli okur,zamanını boş işlerle harcamaz çünkü sünnetlere ve farzlara uymaktadırPeki bakalım Allah (CC) olgun kişiyi nasıl tanımlamış:

2Bakara 177

Elmalılı Hamdi Yazır

Yüzlerinizi bazen doğu, bazen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler Namazı kılarlar, zekatı verirler Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır



Aynen bizim yaptığımız tanımı yapmışBir de demiş ki sadece namazla insan olgunlaşmazEvet bu doğrudurDinimizin en büyük emri hayırlı bilgiyi okumak ve öğrenmektirBu yüzden birinci emri Oku!durBu tıpkı Esmaül Hüsna'nın en tepesinde tüm sıfatları kendinde toplayan Allahkelimesinin bulunması gibidirGerçekten de bu böyledirİlk ayet en önemli ayettirÇünkü okumadan diğer ayetleri bilemezsinDiğer ayetlerin hepsi ilk ayetin içindedir yani diğer ayetler deki gibiKuran'ın kelam olarak özü Fatiha'dır,Fatiha kelamının özü fiil olan okumak onun da özüyse fiil olan anlamaktırAnlamadıktan sonra en büyük ilim bile bir işe yaramazBu Kuran'ın bize büyük bir dersidirNeymiş yani sadece namaz kılmak olgunluk değilmişEvet sadece namaz kılmak gerçektente bir olgunluk değildirToplumumuzda namaz kılmasına rağmen,namaz kılmayan bazı kimselerden çok daha rezil olan kimseleri görüyoruzBunun sebebi sünnetlere ve diğer farzlara tam uymamalardırOysa namaz kılan çoğu kimse, namaz kılmayan bazı kimselerden kendilerini daha üstün görüyorlarBu çok büyük edepsizliktir,gafilliktirHerkesin dini kendinedirGörevi yerine getirmekse kimseye kibirlenme hakkı vermezGerçek dindar sadece kendi hatalarını eleştiren,kendi hataları ve diğer insanların hatalarından ders alan kişidirGerçek dindar yalnız kendini sorgularÇünkü namaz farzdır,yani herkesin yapması gereken bir görevdirZaten yapılması gereken şey yapıldığı için övünülmemelidirÇünkü Allah'ın (CC) kılınana namazlardan hiçbir çıkarı ve kazancı kesinlikle yokturAksine bunu kullarının iyiliği için istemiştirPeki nedir namazın amacı?Daha önce de söylediğim gibi namaz fiziki (maddi) ve zihni (manevi) sağlık için gereklidirNamaz 11 çakrayı açar,hafızayı kuvvetlendirir ,sağlık ve huzur verir,inancı kuvvetlendirirNamaz kalbi dolyururOysa aklın gıdası bilgidirAkıl doymayınca da başka yerlere saldırmaya başlarKişi bu yüzden olgunlaşmak istiyorsa sürekli okumalıdır ve aklını doyurmalıdırKişi aklını kullanmayı bilmezse,aklı kişiyi hor kullanır
 

Similar threads

Kuran Üzerinde Düşünmek ! Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (Peygamberler) göndermedik Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun (Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik) Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve...
Cevaplar
0
Görüntüleme
101
Kur’anı Kerim’de cihat ve savaşı ifade eden üç farklı kelime vardır Bunlar: Cihat, Kıtal ve Harb kelimeleridir “Harb kökünden gelen ve savaşmayı ifade eden altı kelime geçmektedir Kıtal kelimesi doğrudan savaşmak ve öldürmek anlamında olup yüzden fazla ayette geçer “Allah yolunda nefsi, canı ve...
Cevaplar
0
Görüntüleme
90
Kur’anı Kerim’de İman ve İslâm kelimeleri bazen birlikte kullanılmış, bazen de ayrı ayrı kullanılmıştır Eğer bir ayette yalnız iman kelimesi kullanılmış ise Mesela “Ey iman edenler diye başlayan ayetlerde olduğu gibi İslâm manasını da içine alır Ancak “Şüphesiz Müslüman erkekler ile Müslüman...
Cevaplar
0
Görüntüleme
83
B i s m i l l â h i r r a h m a n i r r a h i m Esselâmu aleykum Konu : Kuran’ı Kerim “Şifadır “Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer O Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı (Nisa sûresi 82 âyet) Her aklına...
Cevaplar
0
Görüntüleme
105
Öncelikle şunu belirtelim ki, Hz Peygamber ve arkadaşlarının canla başla çalışarak, nice zorluk ve imtihanlarla temelini attıkları ve bu büyük gayretler neticesinde çeyrek asrı bulmayan bir süre içerisinde teşekkül eden Asrı Saadet ikliminde, bir Müslüman için namazın vazgeçilmezliği üzerine...
Cevaplar
0
Görüntüleme
107
858,505Konular
982,799Mesajlar
30,609Kullanıcılar
pxorsSon üye
Üst Alt